Cibalikapi Feneri
 
Ana Sayfa

Tarifler

Cibali ve çevresi

Balık hakkında

 
Balik Yazilari
 
Balık Yazıları (8/12)

Türkiye'de gırgır balıkçılığı-2

Ağın çekilmesi bittikçe teknedeki herkesin heyecanı iyice artar. Herkesin gözü ağın içine bakar. Hele işin en sonunda balığın en sıkıştığı anda tayfaların ağa asılışı ayrı bir heyecan. Hepsi aynı anda çizmeli, muşambalı halleriyle "hoy hooy hooooop" diye asılırlar ağa hep beraber. Bundan sonra yaşanan en güzel an ise balığın güverteye boşaldığı andır.

Otomatik plot, GPS sistemi ve de su üstü radarı birbirine bağlanabiliyor ve bu sistemle istediğiniz rotada yolculuk yapabiliyorsunuz. Önünüze tekne çıktığı durumlarda ayarlarınıza göre alarm çalıyor ve otomatik olarak rotadan saptırabiliyorsunuz tekneyi. Aletlerin en ilginç olanı ise sonardır. Sonar motorun çevresinde belli uzaklıktaki bir daire alanında balık olup olmadığını gösterir. Sonar çalıştığı zaman teknenin altından 1.5 metrelik dom dedikleri şey çıkar. En pahalı cihaz bu sonarlar. 2000 m uzaklıkta çalışan sonarın fiyatı 80,000 $. Bazı motorlarda bu cihazdan 2,3 tane var.

Sonar cihazları balıkçılığı bitiriyor mu?

Bu cihazlar balıkçılığı bitiriyor diye çok tartışmalar yaşandı, ilk olarak Özal zamanında 80'li yıllarda ülkeye girdi bu cihazlar. Şahsi fikrim balıkçılığı filan kurutmuyor sonarlar. Denizlerimize sahip çıksak, akıllı bir biçimde avlansak bu denizlerde balık kolay kolay bitmez. Biz sanayi atıklarımızı, katı çöplerimizi Karadeniz'e boşaltmaya devam edersek, gemilerin pis yağlarını Karadeniz'e boşaltmasına müdahale etmezsek, Tuna nehrinden devamlı olarak zehirli maddelerin akmasına bir son vermezsek çevre alanlar içinde balıkçılık açısından en verimli deniz olan Karadeniz kat kat daha büyük zararlar görür ve görmektedir. Sonarlar gyro pusulaya ve de akıntı cihazına bağlanıp beraber çalışabiliyorlar. Sonar ile balık takibi ise tam bilgisayar oyunu gibi bir şey. Balığı ekrandan hiç kaybetmemeye çalışırken aynı zamanda motorun balığa göre olan pozisyonunu ayarlamaya çalışıyorsunuz, aynı anda tayfalar hazır ol pozisyonuna geçiyorlar ve peşinden balığı pozisyonlayabildiyseniz mola (ağın denize dökülmesi). Derinliğini değiştirmeyen balık alaylarını ekrana kitleyip takip de edebiliyorsunuz ama bu tekniği kullanabilen fazla kişi yok. Şu an balıkçılar için sorunlardan bir tanesi de bu, özellikle sonar ayarları ve de sonarı etkili bir şekilde kullanmak çok önemli, balığa çıktığım zamanlarda bu cihazın kitaplarını okuyup, deneme yanılma yöntemleri ile tuşların ne işe yaradığını öğrenen reislerle çok tartışmışımdır. Aslında onlara da hak vermek lazım, bilmeleri gereken o kadar iş var ki hepsine hakim olmak zor oluyor tabii. Reis teknenin makine aksamından, ağlarına, tayfaların yönetiminden, kuledeki cihazlara, borcuna da harcına da her şey ile ilgilenmek zorunda.

... ve "hoy hooy hooooop"

Kaptan kulesinden aşağıya doğru inersek teknenin 2. katındaki balık pompası (fish pump) göze çarpar. Balık pompası ağ çekilmesinin sonuna doğru ağın içinde sıkışmış balığı deniz anası, amcola gibi şeylerden arındırarak balığı teknenin içine, diğerlerini de denize boşaltan hidrolik bir pompa. Teknenin güvertesinde ırgat teşkilatı vardır, denize atılan ağın altının basılması için kullanılan çelik tel bu ırgatlar vasıtasıyla çekiliyor. Ağ denize atıldıktan sonra yapılan ilk iş ağın altının basılmasıdır. Böylece ağ kapalı bir havuz olur ve de balıklar için kaçak açık bir yer kalmaz. Teknenin kıç üstüne doğru gittiğimizde uzun bomba direkleri görürüz. Bunlar ağın altı basıldıktan sonra ağın tekrar teknenin içine alınması için kullanılır, direklerin en tepesinde hidrolik makaralar vardır, bu makaralar sayesinde ağ kolay bir şekilde teknenin içine istifli bir şekilde alınır. Ağın çekilmesi bittikçe teknedeki herkesin heyecanı iyice artar. Herkesin gözü ağın içine bakar. Hele işin en sonunda balığın en sıkıştığı anda tayfaların ağa asılışı ayrı bir heyecan. Hepsi ayni anda çizmeli, muşambalı halleriyle "hoy hooy hooooop" diye asılırlar ağa hep beraber. Bundan sonra yaşanan en güzel an ise balığın güverteye boşaldığı andır. Sonrasında balıklar ayaklanıp, buzhaneye şoklanmaya giderler.

5 bin kasalık balık

İşler her zaman burada yazdığım gibi yolunda gitmiyor tabii. Karşılaşılabilecek envai çeşit problem var. Ağ eliskana verilir (ağın denizin dibinde yırtılması durumu), çelik tel sarık yapar (telin düz bir şekilde değil de karışık bir halde gelmesi), ağın altını basarken tel kopar, balığı tam güverteye alacaksınız ağırlıktan ağ patlar, kayış atar, herhangi bir pompa bozulur...Gezme maksadıyla gittiğim balıkçılıkda gecenin köründe, Karadeniz'in ve dalgaların ortasında motorda çalışanların yaşadıkları zorlukları görmeye dayanamayıp kafamı yastığa vurduğum çok olmuştur...ve en ufak bir aksaklık çok büyük maliyetlere neden olur. Bunun anlaşılması için başımdan geçen çok ilginç bir olayı aktarmak istiyorum. 3 sene önce amcamla birlikte Çanakkale'de balıkdayız (Balık avlanma surecine verilen ad), sabaha doğru güneş daha doğmamış ve aniden sonarda çok büyük bir balık kütlesi ile karşılaşıyoruz, tam mola yapacağız (ağı denize dökmek), karşımızdan sancak iskele ışıklarından (bordo fenerleri diye anılırlar teknelerin sağında yani sancağında yeşil ışık, solunda yani iskele tarafında da sol ışık bulunur böylelikle gece yolculuklarında tekneler tanınır) koca bir gemi geldiğini fark ediyoruz, geminin geçmesini bekliyoruz ve balık hala ekranda, sabahın o vaktinde genelde balıklar fazla hareket etmezler, balık kolyos balığı ve en az 5000 kasalık bir balık.

Amcamın dediğine göre bir balıkçıya ömründe birkaç kere denk gelir bu büyüklükte balık alayı, hem de balıkçılık sezonunun tam başında, sezona moralle başlamak için tam fırsat. Gemi geçiyor ve biz mola diyerek ağı dökmeye başlıyoruz, 200 metre uzunluğunda ağı döktükten sonra arkadan bir ses yankılanıyor tel akmıyor diye. Hemen motor duruyor ve ağı dökemiyoruz, ağı geri çekmek zorunda kalıyoruz ve o balığı kaçırıyoruz. İşin sonunda telin akmamasının sebebinin acemi olan genç bir tayfanın bir demir çubuğunu halkasına takmayı unutmuş olduğunu öğreniyoruz. Amcam birkaç hafta kendine gelemiyor çünkü bizim kaçırdığımız o balığı başka bir Balıkçı tutuyor ve bugünün parası ile 50 milyarlık bir balık satıyor o balıkçı. O genç çocukta bayağı bir bunalım yaşadı, kimse ona kızmadı ise de psikolojik olarak bu onun için ağır bir yüktü. Bu tür bir hata kimin aklına gelir, veya bu tür bir hatanın nelere mal olacağı...

Teknenin makine dairesine de bir bakarsak genelde 500 beygirden 1000 beygire kadar çift makineli veya 3 makineli olur bahsettiğim balıkçı tekneleri. Bunların yanında 2,3 tane jeneratör makinalar vardır. Teknelerde ırgat ve ağ çekmede kullanılan aletler genelde hep hidroliktir. Makine dairesinden jeneratörlere bağlı olan pompaların yağı devir daim etmesi ile motordaki hidrolik sistemler çalışır. Makine dairesinden alttan güverteye doğru yöneldiğimizde ambarlarla ve de buzhane ile karşılaşırız. Balığın taze bir şekilde dışarıya aktarılması için balık tutulur tutulmaz buzhanede şoklanır ve taze olarak orada saklanır. Ambarlardan öteye gittiğimizde tayfaların yatakhanesi, üste kamara, yanında mutfak.....

Tasarımcı balıkçılar

Bu anlattığım ve daha birçok anlatamadığım motorun donanım sistemi teknik, elektronik aletlerin dışında birçok şey balıkçılar tarafından dizayn edilmiştir. Ağın yapısından, motorun şekline kadar her şey balıkçıların direk olarak talebi ile oluştuğu için, balıkçılar bence aynı zamanda sistem tasarımcısılardır. Bugün mühendisleri toplasak 1 yıl çalışma yapsalar iş, zaman etüdü, verimliliği artırmak adına, çok fazla yapacakları bir şey yoktur çünkü onlar adına bunu balıkçılar yıllar boyu yapmışlar ve halen de yapmaktalar. Belki yaptıkları birçok şey deneme yanılma, ama o bile bir metotdur ve getirdiği, ulaştırdığı sonuca göre yorumlasak belki en etkili metot olur...


Haluk Bayraktar

     
 
 
FOTO-GALERI

Fotograflarla Cibalikapi
SON CİBALİ YAZILARI


Aşık Paşa Çeşmesinin gizli tarihi


Abdülezel Paşa Caddesi


Haliç surları


İstanbul'da su


Cebe Ali Bey


Haliç sırtlarındaki masal şatosu Kırmızı Okul


İstanbul Kapıları -5


İstanbul Kapıları -4


İstanbul Kapıları -3


İstanbul Kapıları -2

©2006, CİBALİKAPI FENERİ
Sitemizde yer alan görsel ve yazılı döküman, kaynak gösterilmek suretiyle kullanılabilir.