|
Sizce de öyle mi bilmem, ama bana İstanbul'da bazı yapılar topografyanın bir parçasıymış gibi gelir. Bu kenti "Süleymaniye"siz, "Galata Kule"siz ya da "Ayasofya"sız düşünemem. Haliç sırtlarındaki bir masal şatosu izlenimi veren kırmızı tuğla bina da öyledir.
Sizce de öyle mi bilmem, ama bana İstanbul'da bazı yapılar topografyanın bir
parçasıymış gibi gelir. Bu kenti "Süleymaniye"siz, "Galata Kule"siz
ya da "Ayasofya"sız düşünemem. Haliç sırtlarındaki bir masal şatosu
izlenimi veren kırmızı tuğla bina da öyledir. Burası Fener Rum Erkek Lisesi,
ama ben ona bakınca hep saçlarını aşağıya sallandıran Rapunsel'i görmeyi beklerim.
Bizanslıların "Fanarion", Rumların "Fanaraki" dedikleri
Fener, zamanında kâgir yapılı fakat içi Türk üslubunda zengin bezemeli evleri
ve meyhaneleriyle meşhurdu. Semtin adını, Bizans döneminde Haliç surlarında
yer alan Fener Kapısı yanındaki kulede sallanan bir fenerden aldığı söylenir.
Bu
fener Haliç'in kayalık kıyılarını aydınlatarak gemicilere kılavuzluk edermiş.
Patriklik makamı 1600'lü yıllarda Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi'ne geçince,
özellikle soylu ve varlıklı Rum aileler Fener'e yerleşmeye başlamışlar. 19.
yüzyılda varlıklı Rum ailelerin Beyoğlu'na taşınmaya başlamasıyla yüzyılın sonuna
doğru önemini kaybeden Fener, her şeye rağmen bugün de yokuşlarında kaybolmaktan
keyif alacağınız bir mekân olmaya devam ediyor.
Halk arasında Kırmızı Okul adıyla anılan Fener Rum Erkek Lisesi, şimdiki binasına
yerleşmeden önce de "Fener Rum Mektebi" adıyla çeşitli semtlerde eğitim
vermeye devam etmiş. Fetihten önce patrikhanenin himayesinde "Patrikhane
Akademisi" adı altında faaliyet gösteren okulda eğitim, fetih sonrasında
bir süre kesintiye uğramışsa da Fatih Sultan Mehmed'in izniyle 1454 yılından
itibaren "Fener Rum Mekteb-i Kebiri" adı altında yeniden eğitime başlamış.
Bugünkü binanın inşaatına 1881 yılında başlanmış ve 1883 yılında tamamlanmış.
İnşaata harcanan 17.210 lira dönemin ünlü bankerleri, zenginleri ve Aynaroz'daki
Varopedi Manastırı tarafından karşılanmış. Okul giderleri, önceleri patrik ve
metropolitlerin, çeşitli kiliselerin, Rum zenginlerin bağışları ve öğrencilerden
alınan yıllık ücretlerden toplananlarla karşılanmış. Okulun bugünkü geliri,
Rum cemaatinin vakfettiği taşınmazlardan alınan kiralardan ve çeşitli zenginlerin
bağışlarından oluşuyor. Rumların birçok patrik ve yüksek din görevlileri, Osmanlı
İmparatorluğu zamanında saray ve Bab-ı Ali tercümanları, Eflak ve Boğdan voyvodalarının
çoğu bu okuldan yetişmiş.
Bina, 19. yüzyılın tarihsel mimari modasının İstanbul'daki en belirgin örneğini
teşkil ediyor. Okulun arkasındaki kulelerden birinde yapılış tarihi (1881) ile
mimarın adını (Dimadis) görmek mümkün. Tüm tuğlaları Fransa'dan getirtilen bina
antisismik yapıldığı için İstanbul'un geçirdiği depremlerden pek zarar görmemiş.
Yüksek kasnaklı, dilimli kubbeli binada bir de aydınlık feneri mevcut. Epey
yüksek tavanlı olan okulun üst katında ise önceleri bir rasathane yer alıyormuş.
Ancak bugün burada yalnızca bir teleskop bulunuyor.
Aynı dönemin okullarından Zoğrafyon'da okutulan dersler matematik ağırlıklıyken
Fener Rum Lisesi'nde edebiyat ve tarih ağırlıklıydı. Bu nedenle okulun tören
salonunun duvarlarını süsleyen filozof resimleri bizi şaşırtmıyor. Duvarlardaki
resimlerin en etkileyicileri kuşkusuz Homeros'un İlyada'sından alınan mitolojik
konulu yağlıboya tablolar.
Tören
Salonu palmetler; yumurta, boncuk dizisi ve kompozit sütun başlıkları ile adeta
klasik Yunan tapınakları görüntüsünde. Sütun başlıklarının üzerlerindeki kuş
motifleri ise salona masalsı bir hava katıyor. Özellikle meander motifi sonsuzluğu
anlatmak istercesine binanın dış cephesini dolaştığı gibi içte de sık sık kullanılmış.
Kullanılan bir diğer alegorik motif ise baykuş. Eski çağlarda zekâ simgesi sayılan
baykuş, Tören Salonu'nda duvarların üst kısımlarında kabartma olarak kullanılmış.
Bugün okulda 70 civarında öğrenci karma eğitim görüyor. Ancak 1938 mezunlarından
Dahiliye Uzmanı Dr. Yorgi Adosoğlu'nun anlattığına göre okulun eskiden 400 civarında
yalnızca erkek öğrencisi varmış. Okula görevli olarak öğretmen de olsa hiçbir
kadın giremezmiş. Dr. Adosoğlu'ndan, o dönemde bazı öğrencilerin Patrikhane'nin
resmî Pazar ayinlerinde teşrifatçılık yaptıklarını da öğreniyoruz.
Özel Fener Rum Erkek Lisesi bugünkü haliyle on derslik ve bilgisayar, kimya,
fizik, biyoloji laboratuvarları ve kütüphanesi ile eğitim vermeye devam ediyor.
Türk Hava Yolları'nın yayını Skylife Dergisi'nin Mart 2000 sayısında yayımlanmıştır.
* Ayşe Didem Özger, sanat tarihçisi.
* Murat Kurtuluş, gazeteci.
|