|
Fetihten sonra İstanbul'daki yerleşim ve örgütlenme çalışmalarında görevler aldı. Olasılıkla Cebeci Ocağı'nın ilk ağası (komutanı) oldu. Yeğeni tarihçi Tursun Bey'in Tarih-i Ebu'l-Feth'teki kısa açıklamasına göre ise İstanbul'a yerleştirilen Anadolulu göçmenlere verilen mukataa ev, bahçe ve arsaların sayımını gerçekleştirdi. Bu görevi, yeğeni Tursun Bey'le birlikte başarıyla yerine getirdi.
( 15. yy) İstanbul'un fethinde (1453) görev almış komutanlardan. Dindar kişiliğiyle
kuşatma sırasında Akşemseddin, Molla Fenari vb gibi ordunun moralini yükseltmiş,
dahasonra ha lk
arasında evliya kimliğine bürünmüştür.
Cebe Ali Bey'le ilgili gerçek bilgiler azdır. 1441'de Bursa'da subaşı olduğu
bilinmektedir. Rumeli'de sancakbeyi iken 1444'te Vezir Halil Paşa tarafından
Bursa'ya gönderilerek hükümdarlıktan çekilmiş bulunan II. Murad'a tahta dönmesini bildirmekle görevlendirilmişti.
Varna Savaşı (1444) sırasında Bursa muhafızlığı yaptı. Ìstanbul kuşatmasına
da il sipahileriyle Bursa beyi olarak katıldı. Kuşatma boyunca, Zağanos Paşa'nın
sorumluluğundaki kara surları-Haliç surları bölgesinde görev aldı. Notharas'ın,
Kardinal İsodor'un ve Venedikli Krevisanos'un savundukları bu kesimde önemli
saldırılarda bulundu. Ancak Cebe Ali Bey'in Ayvansaray hücumları, fetih günü
(29 Mayıs 1453) G. Trevisano'nun tutsak düşmesine değin sonuçsuz kaldı. Bir
söylentiye göre Porta Putea ya da Porta İspigas'ı (Cibali Kapısı) ele geçirerek
içeriye girdi. Buraya sonradan adı verilerek "Cebe Ali", "Cibali"
dendi.
Fetihten
sonra İstanbul'daki yerleşim ve örgütlenme çalışmalarında görevler aldı. Olasılıkla
Cebeci Ocağı'nın ilk ağası (komutanı) oldu. Yeğeni tarihçi Tursun Bey'in Tarih-i
Ebu'l-Feth'teki kısa açıklamasına göre ise İstanbul'a yerleştirilen Anadolulu
göçmenlere verilen mukataa ev, bahçe ve arsaların sayımını gerçekleştirdi. Bu
görevi, yeğeni Tursun Bey'le birlikte başarıyla yerine getirdi. Bu aynı zamanda,
kentin alınışından sonraki ilk sayım oldu. Fakat bu çalışmanın tarihi, kapsamı
ve elde edilen sayılar konusunda hiçbir bilgi bulunmamaktadır.
İstanbul'da ad bırakan ilk Müslümanlardan olan Cebe Ali'nin bir de efsane ve
kerametlerle süslenmiş ermiş kişiliği söz konusudur. Bunun, kentte Türk-Müslüman
mahallelerini kurup cami ve zaviye yaptıran ya da kendisine verilen bir kiliseyi
camiye çevirip ölünce yanına gömülen ve semtlere ruhaniyet veren gelenekten
kaynaklandığı kuşkusuzdur ya da Toklu Dede, Aya Dede, Horos Dede, Baba Cafer
örneklerinde olduğu gibi eski bir aziz, İslami kimliğe kavuşturulurken Cibali
Baba'da da bir benzerlik bulunarak Cebe Ali'ye ermişlik yakıştırılmıştır.
Evliya Çelebi'nin naklettiği efsaneye göre Cebe Ali, Cibali Kapısı'nı kuşattığından
buraya bu ad verilmiş. Cebe Ali, Mısır'da Memluk Sultanı Kalavun'un (hd 1275-1290)
şeyhi imiş. İstanbul'un fethinde bulunmak amacıyla Bursa'ya gelip Zeyneddin
Hafî'ye derviş olmuş. At çulundan bir cüppe giydiği için "Cübbe Ali"
derlermiş. İstanbul kuşatması sırasında ekmekçibaşılık yaparak tüm orduya has
ve beyaz yüz binlerce ekmek yetiştirmiş. Okmeydanı'ndan indirilen gemilere binmeyip
Tersane Bahçesi önünde Zeyneddin Hafi'ye bağlı 300 dervişle Haliç sularına cüppelerini
serip ilahilerle tef ve kudümler çalarak karşı yakaya geçmişler. Surlardan bunu
gören Bizans askerleri korkmuşlar. Cebe Ali ve dervişleri Cibali Kapısı'nı kuşatmışlar.
Ermişliği açığa çıkan Cebe Ali fetihten sonra şehit olmuş ve Cibali Kapısı içindeki
Gül Camii yanına gömülmüş. Dervişleri de dünyadan el çekmişler.
Bu söylenceden ayrı bir de Emevi Halifesi Mervan bin Hakem'in (hd 684-685)
gönderdiği orduda bulunan Ali bin Ensari'nin, savunmada kalan Müslüman askerlerini
takviye ettiği, Cibali'den içeride Müslümanlara üç mahalle kurup bir cami yaptığı,
fakat pek çok askerle birlikte orada şehit düştüğü efsanesi vardır. Buna göre
ise Ali bin Ensari ile Cebe Ali aynı kişidir. Her iki efsanenin de gerçeklerle
bağdaştırılması olanaksızdır.
Bibl. Evliya, Seyahatname, J, 99-100;Tursun Bey, Tarih-i Ebu'l Felh, İst.,
1977;F. Dirimtekin, İstanbul'un Fethi, İst., 1949, s. 74, 288, 251; Ergin, Vakfiye,
14, 19; O. Ergin, "Bir Efsanenin İçyüzü, Cibali-Cebe Ali", Tarih Dünyası,
S. l, s. 19-21, 42; ay, "İstanbul'un Fethinden Sonra Şehir Nasıl İmar ve
İskan Edildi?", Resimli Tarih Mecmuası, s. 2352-2364;Topkapı Sarayı Müzesi
Arşivi Kılavuzu, l. Fas., İst., 1938, s. 92.
NECDET SAKAOĞLU
(İstanbul Ansiklopedisi'nden, Tarih Vakfı yayınıdır)
Dağıtım: Dünya Dağıtım
Abonelik: Abonet
Telefon: (0212) 210 0110
E-Posta: abonet@abonet.net
Web Adres: www.abonet.net
Abone Dağıtımı: Aktif Dağıtım
Tel: 0 (212) 513 52 35 - 513 39 01
Faks: 0 (212) 513 21 77
E-posta: bbm@tarihvakfi.org.tr
Web: http://www.tarihvakfi.org.tr
Tarih Vakfı: Zindankapı Değirmen Sok. No: 15 Eminönü-İstanbul
|