| Türkiye'de gırgır balıkçılığı-2 |
 |
Ağın çekilmesi bittikçe teknedeki herkesin heyecanı iyice artar. Herkesin gözü ağın içine bakar. Hele işin en sonunda balığın en sıkıştığı anda tayfaların ağa asılışı ayrı bir heyecan. Hepsi aynı anda çizmeli, muşambalı halleriyle "hoy hooy hooooop" diye asılırlar ağa hep beraber. Bundan sonra yaşanan en güzel an ise balığın güverteye boşaldığı andır. |
| | |
| Türkiye'de gırgır balıkçılığı-1 |
 |
Balıkçı motorlarında anlatmadan geçilmeyecek olan bir yer var o da kamara. Günün her saatinde muhabbetin hiç eksik olmadığı, çayların bardaklardan hiç boşalmadığı ve sigaranın her an tüttüğü bir ortam. Tayfalar çektikleri sıkıntılı hayatın yükünü bir nebze azaltmak için gelecekleri adına hayaller kurar, ümitleri ile yaşarlar. Bütün bunların gerçekleşmesi de nerede, ne zaman ve ne miktarda tutulacağı belli olmayan balığa bağlıdır. |
| | |
| Byzantion'un palamutları ve Altın Boynuz |
 |
Eskiçağda balıkçılık, bugün olduğu gibi, önemli bir gelir kaynağı idi. Byzantion da, İstanbul Boğazı'nda yer alması itibariyle, Karadeniz'den Ege Denizi'ne doğru göç eden balıkların geçiş yerinde bulunuyordu. Boğazdaki balıkların en önemlileri, palamut ve ton balığı idi. Eskiçağda, Boğazda, bugün azalmakla birlikte, gerek palamut gerekse ton balığından bol miktarda bulunmaktaydı. |
| | |
| Balıklar Haliç'e dönüyor! |
 |
Sudaki oksijen oranının tamamen bittiği Haliç'te bir gün yeniden balık tutulacağı kimin aklına gelirdi? İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü'nün yaptığı araştırmalarda Haliç'te toplam 24 türe ait yumurta ve/veya larva örneklenmiştir. Bu çeşitliliğin her sene daha da artmasıyla İstanbullular ve Haliç'in mavi sularında yaşayan canlılar, özledikleri Haliç'e kavuşmuşlardır... |
| | |
Balik Sayfalari: -1 2-3 / Sayfa sayisi: 3
| | |
| |